Ben ve düzen asla bir araya gelemeyecek iki kelime. Evet dağınığım ama her dağınık insan gibi tek tesellim : “Aradığımı bulabiliyorum.” Dikiş dikmeyi bu sebepten sevmiyorum. Malzemelerim evin neredeyse her köşesine yayılıyor ve bunları toparlamam çok uzun sürüyor artı canımı sıkıyor. Geçenlerde artık bu böyle gitmez dedim ve ant içtim:
“Dikiş eşyalarımı düzenleyeceğim ve bu düzeni korumak uğruna elimden geleni ardıma koymayacağım.”
Bir süredir zaten internet üzerinden milletin dikiş odalarını sinsi sinsi izlemekteydim. Edindiğim birkaç fikri kendi çapımda uyguladım.
Sonuç: Aşağıda gördüğünüz fotoğraf.
Elbetteki bu sadece ilk adım. İlerleyen dönemlerde Allah nasip ederse bu odamı tamamen dikişe tahsis etmeyi düşünüyorum. Şimdilik makinayı nereye kafam eserse oraya taşıyıp faaliyetlerimi mobil olarak sürdürüyorum.
Meraklısına birkaç detay vereyim:
Bu gördüğünüz çekmeceli sandık çoğumuzun evine çeyiz bahanesiyle sızan gereksiz eşyalardan biri. Evet tabiki kaşık çatal takımı sandığı.
Bir gözüne iplikleri, bir gözüne küçük cetvelleri birine de fermuardı çıt çıttı lastikti işte öyle malzemeleri koydum.
Bu şekilde onu ataletten kurtarıp topluma kazandırmış oldum. Bence süper oldu.
Bu da yine evlilik arefesinde -o kayınvalideli görümceli çıkılan meşhur alışverişte- aldığım makyaj bavulu. Evet çantası değil bavulu. Bu çantanın alacağı kadar makyaj malzemesiyle insan neye dönüşür bilemiyorum ama o anın gazıyla almışız işte. Dikişte her an lazım olan ana malzemeleri bu çantaya yerleştirdim.
Burada da çok önceleri aldığım bir fincana ait metal kutunun nasıl bir düğme kutusuna dönüştüğünü görüyoruz. Yeni alınan kıyafetlerin oraya buraya tıktığım yedek düğmelerini ve diğer düğmeleri bu kutuda topladım.
Kocaman bir poşetin içinde rastgele duran bir yığın kumaşı bu şekilde düzenledim. Öğrencilik yıllarımdan kalma artan parçalar, alınıp dikilmeyenler vs.
Önce kategorize ettim, düz renkler desenliler, küçük parçalar, büyük parçalar filan diye. Sonra yine çeyizden kalma kırmızı kurdale parçalarıyla bağladım dağılmamaları için. Bu şekilde hepsini bir arada görüp ne yapılır diye de kafamda tasarlayabiliyorum.
Demek ki neymiş?
Evde düzen sağlamak için kataloglar hatmedip mağaza mağaza gezip dünyanın parasını harcamak gerekmiyormuş.
Alıcı gözle baktığımızda evde atıl beklemekte olan biiir sürü eşya görebilir ve bunları değerlendirebilir, hatta ihtiyacı olana verebilirmişiz.
Evlerimizi gereksiz eşyalarla doldurduğumuz için hiç bir yerlere sığamama, hep daha büyük metrekarelere göz dikme hastalığına yakalanmışız.
Evde bu tip çalışmalara devam edeceğim inşallah. Bu konuda başka fikirlere sahip olanlar paylaşırlarsa çok sevinirim.
Düzenli günler…










Bir yanıt yazın