Bir Kırkyama Hikâyesi

Kategori: Neler Diktim?, Yastıklar | 0

Şimdi dürüst olalım; dikişle uğraşan herkesin evinde o “kutsal kutular” vardır. İçinde ne olduğunu tam bilmediğin ama atmaya da elinin bir türlü gitmediği o küçük kumaş parçaları…

Geçen gün benim kutulardan biriyle bakıştık. İçinde kim bilir hangi projeden artmış, kenarda boynu bükük bekleyen ne parçalar var. E kumaş bu, atamazsın! Üzerinde onca emek var, dokusu desen şimdilerde mağazalarda mumla aradığımız o has pamuklulardan. Yani benim gözümde her biri mücevher değerinde…

Allah razı olsun parçaları birbirine dikip yeni kumaş elde etmeyi akıl eden atalarımızdan. Adına da kırkyama demişler ne güzel isim. Daha sürdürülebilirlik, iklim krizi, gezegen elden gidiyor gibi söylemler ortada yokken ileri dönüşümün en sade, en sahici hâlini yapmışlar.
Sebebi de basit aslında. Elde olanı ziyan etmemek, işe yarar hâle getirmek, yetinmeyi bilmek.

Ben de bu mirası baş tacı edip geçtim kumaşların başına. Önce renk şemasını seçtim; mavi ve pembe ağırlıklı parçaları ayırıp her birini karelere kestim. En çok oyalayan aşama bu olsa da sonuç değil süreç odaklı biri için keyifli ve meditatif etkiye sahip işler bunlar 🙂

Dikiş aşaması ise kesime göre çok daha akıcı ve keyifli. Bir yerleşim şeması yaptıktan sonra önce şeritler elde edip sonra onları da birbirine diktim. Dikiş paylarının olduğu yüzü düz beyaz renkte bir kumaşla astarladım.

Patchwork desenini nasıl oluşturduğumla ilgili bir de kısa video çektim. Dileyenler buradan izleyebilirler.

Evet kolay değil, evet sabır istiyor ve evet odaklanmak elzem. Ama o iki yastık bitip de koltuğun üzerine kurulduğundaki his her şeye bedel.

Parçaların birleşip yepyeni bir kumaş, yepyeni bir hikaye oluşturması “bütün, parçaların toplamından fazlasıdır” sözünü anımsatıyor bana. Belki içindeki desenleri tek başına hiç kullanmayacağım, bir köşede bekleyip duran o kumaş parçaları evime, hayatımıza neşe katıyor.

Sizin de kenarda beklettiğiniz, “bir gün bir şey yaparım” dediğiniz o kıymetli parçalarınız var mı? Çıkarın onları o kutulardan, kesinlikle değiyor!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir