Kelebek Aplikesi ve Bazı Düşünceler

Kategori: Kitap kılıfları, Neler Diktim? | 2

Bu hafta bu gördüğünüz kelebek aplikeli kitap kılıfını diktim. Bu tarz bir kelebeği ilk kez 2020 yılının Ocak ayında desenli bir kumaşın üzerine aplike ederek yine kitap kılıfı olarak sunmuştum. Kelebek konusunu aradan üç yıl geçtikten sonra ancak gündemime almış olmam üzerine bazı düşüncelerimi burada dile getirmek istedim.

Evde dikiş dikmeye ilk başladığım zamanlar sadece dikiyordum, sabah atölyeye girip zorunlu haller dışında çıkmadan sadece üretmekle geçiyordu günlerim. Siparişler, paketler, kargolar, gecikmeler, mesajlaşmalar derken günler hızla geçiyordu.

Anne olduktan sonra ara ara cesaret geldiği dönemler dışında sipariş almayı bıraktım. Ancak dikiş konusu her zaman odağımda olmaya devam etti. Bu arada çeşitli etkilerle dikişe sanat penceresinden bakmaya çalıştığım yeni bir döneme girdim. Bu noktada zihnim karmakarışık, belli bir düşünce tarzı oturtabilmiş değilim, sürekli kendimle tartışma halindeyim. Mesela yaptığım şey sanat mı gerçekte yoksa zanaat mi, sanat nedir, neye yarar, sanat eseri faydalı olmalı mıdır, taklit etmek ya da esinlenmek etik dışı mıdır, bütün bunların bir anlamı var mı gibi sorular zihnimi kemirmekte sürekli. Yine de aklıma estikçe birşeyler üretip instagram sayfamda sizlerle paylaşmaya devam ediyorum.

Ben bir tasarımı hayalimde baştan sona üretebilirsem ancak hayata geçirebiliyorum. Zihnimin çalışma şekli bu. Yani önüme biraz kumaş alıp hadi bakalım buradan neler çıkacak diye kendimi akışa bırakarak bir şey ürettiğim pek görülmemiştir. Diktiğim her şeyi günlerce gecelerce düşünür, zihnimde keser biçer nasıl olacağını hayal eder, sıkıntıları öngörmeye çalışır ondan sonra cesaret edebilirsem üretirim. Üretim esnasında da sorularım ve tedirginliğim devam eder. Sanki yaptığım işleri değerlendiren ve beğenmezse zalimce cezalandıran bir jüri varmışcasına zihin teri dökerek çalışabiliyorum. Keyifli olduğu kadar acı verici de bir süreç bu benim için. Bu durumu aşırı derecede teknik eğitime maruz kalmamla, sanat eğitimimin ve sanat bakış açımın yetersizliğiyle ve biraz da mizacımla açıklıyorum.

Akış halinde, kreatif bir şekilde gerçek sanat üretebilmek en çok istediğim şeylerden biri. Bu yolda çeşitli çalışmalar yapıyorum. Resim konusunda gelişmek, sanatla ilgili bakış açısı kazandıracak kitaplar okumak, odaklanma ve dikkat dağınıklığıyla mücadele etmek ve bazı pratikler kazanmak gibi. Hatta terapi almayı bile düşünüyorum bunun için. Zihnim şu durumda gerçek bir sanatçı bunlara ihtiyaç duyar mı diye soru üretmeye devam ediyor ama bu işten vazgeçmeyeceğime göre elimden geleni yapmak mecburiyetindeyim.

Görünürde sadece bir kelebek imajı ama arka planda üç yıla yayılmış düşünce süreci var. Bir de bu kılıfta daha önce kullanmadığım bir kumaş ve dikiş tekniği denedim. Bunların da süreçleri ayrı ayrı ilerledi zihnimde. Aynı anda dikmeyi düşündüğüm onlarca farklı tasarımla birlikte tabii ki.

Bütün bu şeyleri kolaylıkla, öylece dikiverdiğimi, ne kadar sanatçı ruhlu olduğumu filan düşünmenizi istemem. Instagram’da bu minvalde yorumlar geldiğinde sevindiğim doğru ama sanatçı değilim. Henüz.

Sevgiler

Özlem

2 Responses

  1. Tuğba

    Bence muhteşem sanatçısiniz her ayrıntıyı bu kadar dikkatli detaylı bu muazzam yapabilmek büyük bir sanattır sevgiler 🌸

    • özlemistan

      Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için Tuğba Hanım, sevgiler🌺

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir