Bayram, düğün ve Kahramanmaraş

Kategori: Gezmeler | 4

Koşturmaca içinde ve ışık hızıyla geçen bir Ekim ayı sonunda nihayet yeniden buradayım.

 

Son iki hafta Kurban bayramı ve hemen sonrasında eşimin kardeşinin düğünü nedeniyle Kahramanmaraş’ta idim. İstanbul’a döndüğüm günden beri de kupkuru bir öksürükle beraber kısılmış bir sesle normal hayatıma adapte olmaya çalışıyorum. Elbette oraya gitmek, ailemizi, büyüklerimizi, uzaktaki yakınlarımızı görmek, mutluluklarına ortak olmak çok güzel bir duygu. Hele de bizim gibi el üstünde tutuluyorsanız paha biçilemez 🙂 Bu yüzden dönüşte de azcık sıkıntı olsun varsın napalım.

 

Aslen Karadenizliyim, Kahramanmaraş’ı evlendikten sonra görme ve tanıma fırsatı buldum. Bize göre çok farklı bir kültür, yadırgadığım noktalar olmakla birlikte genel olarak keyifli bir şehir olduğunu söyleyebilirim. Bu gidişimde çektiğim fotoğraflardan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istedim.

 

Maraş’ta -bana göre- görülmesi gereken yerlerden ilki Kapalıçarşı. Çeşit çeşit baharatlar, kurutulmuş meyve-sebzeler, ahşap oymalar, bakır işleri vs ile son derece renkli bir mekân. Kapalıçarşı bir süredir restore ediliyordu, kısmen tamamlanmış, güzel de olmuş. Yapanların ellerine sağlık.

 

Kapalıçarşı

Maraş’ın mutfağı çok zengin ve baharat bu mutfağın çok önemli bir parçası. Biz baharatlarımızı buradan getiriyoruz, daha taze, uygun ve bereketli oluyor. Özellikle pulbiberleri nefis.

 

Pulbiber

 

Maraş mutfağının önemli bir parçası da kurutulmuş sebzeler. Özellikle kuru patlıcan-biber dolması benim en sevdiğim yemekler arasında. Şehrin havası oldukça kuru olduğu için insanlar da pek çok sebzeyi kurutarak bunu bir avantaja çeviriyorlar, güzel de oluyor. Dolmalıklar haricinde kurutulan sebzeler arasında patlıcan, bamya, fasulye, domates ilk aklıma gelenler.

Şu fotoğraf teknik olarak berbat ama kuruları göstermek açısından paylaşıyorum:

 

Kuru patlıcan

 

Mutfaktan bahsetmişken beni en çok şaşırtan Maraş ürününü de es geçmeyeyim: Tarhana.

Tarhanayı hemen herkes bilir ama bu çok farklı. Yoğurt, kekik ve dövme karışımının çiğ denen hasırlara incecik serilip kurutulmasıyla elde edilen, oldukça ekşi, cips gibi çıtır çıtır yenen ama çorbası da yapılabilen bir garip tarhana.  İşte asılı olan çiğ ve üzerinde tarhanalar:

 

16

Sağ taraftaki tabakta da cipse benzer halini görüyorsunuz. Buradaki insanlar için “tarhana” ve onun henüz tam kurumamış hali olan “firik” vazgeçilmez bir yiyecek.

 

tarhana

 

Çarşının içinde muhteşem ahşap oyma ürünler de mevcut. Her boy sandık bulmak mümkün ve küçük boylarında çok enteresan gizli açılma-kapanma mekanizmaları var.

 

Ahşap oyma

Ahşap oyma

 

Şöyle enteresan çalışmalar da mevcut:

 

Ahşap

Bakır cezveler, tahta kaşıklar:

 

bakır

 

Çarşıdaki en orjinal işlerden biri yemenicilik. Yemeni gerçek deriden elle yapılmış ayakkabılara deniyor. Renkleri, tarzları çok orjinal ve hoş, ama kokuları için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim.

Harry Potter filminde kullanılan pabuçlar da burada hazırlanmış.

 

Deri

 

Kapalıçarşı elbette bunlardan ibaret değil, çok küçük bir kısmını paylaştım. Giderseniz muhakkak gezin ve yerli  ürünlerden alışveriş yapın.

Maraş’ta bir diğer görülecek yer sanıyorum Türkiye’nin 3. büyük camisi olan Abdülhamid Han Camii.

 

Abdülhamid Han

 

Cami tek kelimeyle muhteşem. İçindeki detaylar çok zarif, zevkli ve iyi düşünülmüş. Herşeyden önce tertemiz ve içeri girdiğinizde huzur buluyorsunuz. Caminin etrafı ise yukarıda görüldüğü gibi malesef.

 

Abdülhamid Han Camii

 

Son olarak Kahramanmaraş’ın gece vakti terastan çekilmiş bir fotoğrafı ile yazımı bitiriyorum.

 

Kahramanmaraş gece

Kahramanmaraş’ı anlatmaya elbette bir yazı yetmez. Dediğim gibi çok zengin ve renkli bir kültür, gezilip görülecek yerler de oldukça fazla. O yüzden şimdilik burada bitiriyorum. Belki ilerde detaylı paylaşımlar yaparım.

 

Sevgilerimle

 

4 Responses

  1. murat günalan

    maraşımızı beğendirdiysek ne mutlu bize yanlız dondurma yedirmedilermi size

    • özlemistan

      Dondurma yemez olur muyum hiç Murat Bey, yazmayı unutmuşum 🙂 Ama çok görmeyin, yiyecek yönünden çok zenginsiniz, insan hangisini yazacağını şaşırıyor.

      Hayırlı işler, bol müşteriler 🙂

  2. Kışın Leylâsı

    Klavyenize sağlık Özlem Hanım.
    *
    Maraş’a dair en çok şaşırdığım hususlardan biri tarhana cipsi, diğeri ise “Şairler Şehri” olması idi. Eylül ayı başında Feshane’de “İstanbul Kültür Buluşması” adı altında “Maraş Günleri” tertib edilmişti. Necib Fâzıl’dan Sezâi Karakoç’a, Rasim Özdenören’den Cahit Zarifoğlu’na kadar pek çok şairin ve edebiyatçının yollarının Maraş’tan geçtiği fotoğraflar eşliğinde sunulmuştu. Bu yönü sanıyorum biraz gölgede kalmış, sizin vesilenizle paylaşmak istedim.

    • özlemistan

      Çok güzel bir noktaya dikkat çektiniz Ravza Hanım. Bu saydığınız değerli isimlerin her birinin Maraşlı olduğunu öğrendiğimde ben de hayret etmiştim. Erdem Bayazıt, Ahmet Taşgetiren, Vehbi Vakkasoğlu da benim şimdi aklıma gelen isimler. Güzel ve bereketli şehir vesselam 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir